MOSSAD’la görüşmeye MOSSAD kitabıyla gitti

FERİT ZENGİN / HABER MERKEZİ – Edinilen bilgiye göre, eski dedektif Ahmet Ersin Tumlucalı ve eşinin 2011-2020 yılları arasında MOSSAD ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Bunun üzerine Tumlucalı ve dedektiflik şebekesinin çökertilmesi amacıyla çalışma başlatıldı. MİT ve İstanbul Emniyeti’nin 3 Nisan’da düzenlediği ortak operasyonda Tumlucalı’nın da arasında bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. Tumlucalı ve eşi tutuklanırken, adli sürecin devam ettiği öğrenildi. 

‘AJAN MISIN?’ DİYE SORMUŞ

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre Tumlucalı, kendisi ile temas kuran ve Avusturya’da yaşadığını belirten MOSSAD ajanı Jorg Neubach ile yurt dışında birçok kez yüz yüze görüştü. Viyana’da yapılan ilk görüşmeye MOSSAD ile ilgili bir kitabı da yanında götüren Tumlucalı, Neubach’a MOSSAD ajanı olup olmadığını sordu. Jorg Neubach ise bu soruyu gülerek geçiştirip, cevap vermedi. Tumlucalı, 9 yıl boyunca Türkiye’de bulunan birçok kişiyi takip etti, raporlayarak MOSSAD ajanlarına iletti. Yaptığı işler karşılığında da yüklü miktarda paralar aldı.

Ajan tarifesi Şüphelilerin MOSSAD’dan aldığı yaklaşık 23 bin euro’nun dökümü de deşifre edildi. Uçak masrafları: 2.000 euro Otel: 1.332,70 Euro – Harcamalar: 694.16 Euro Kiralık araç: 224.91 Euro 55 saat izleme: (iki takım halinde) 17.600 euro.

O KİTABIN YAZARI MİLLİYET’E KONUŞTU:

‘MOSSAD’ın acımasız ve korkunç yüzünü anlattım, tehdit edildim’

Gözaltına alınan Ahmet Ersin Tumlucalı’nın MOSSAD ajanıyla görüşmeye giderken yanındaki götürdüğü “MOSSAD” kitabının yazarı Ali Kuzu, Milliyet’e konuştu.  Kuzu, 2007’de kaleme aldığı kitap nedeniyle dolaylı yoldan tehdit edildiğini öne sürerek şunları anlattı: “Kitapta MOSSAD’ın nasıl acımasız bir örgüt olduğunu ve korkunç yüzünü tüm detaylarıyla işledim. Kitaptan sonra dolaylı olarak tehdit edildim. İki üç ay kadar ülkü ocaklarından arkadaşlarımız beni korumak için korumalık yaptı. Şu an ismi hatırlamadığım bir şahıs da beni Bostancı’ya çağırdı görüşmeye gittim. Görüşmede önüme silah koyup bana, oğlumun ve kızım hangi üniversite okuduğunu, sabah evden kaçta çıktıklarını kaçta geldiklerini, annem, babam hatta kayınvalidemin nerede oturduğunu söyledi. ‘Oğlun okulu bitirirse İsveç ya da ABD vatandaşı yapabilirim, isterse İsrail’e eğitime de gönderebilirim’ demişti.” (ÇİĞDEM YILMAZ / İSTANBUL)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir